| | Üretsiz Blog oluştur




ecem

BEN...

 

KIRILGAN Bİ ÇOCUĞUM BEN...YÜREĞİM CAM KIRIĞI....BÜTÜN DUYGULARDAN ÖNCE......

ÖĞRENDİM AYRILIĞI...SALDIRGAN DİYORLAR

BANA....OYSA KIRILGANIM BEN...GÖZYAŞLARIM MÜCEVHER...SAKLIYORUM HERKESTEN...

ÜRKÜYORLAR GÖZÜMDEKİ ATEŞTEN....

ÜRKÜYORLAR DİLİMDEKİ ZEHİRDEN....ÜRKÜYORLAR O DUR DURAK BİLMEYEN GÖZÜKARA CESARETİMDEN...

DİYORLAR Bİ YANI SARP UÇURUM...Bİ YANI ÇILGIN DAĞ DORUĞU...OYSA BÖYLE YAPMASAM BEN...

NASIL KORURUM İÇİMDEKİ ÇOCUĞU..Bİ YANIM ÇILGIN NAR AĞACI....Bİ YANIM BUZ SARAYI....

alıntı

Nasihat...

 

"İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsanız, çarşı ve pazarlarda sık sık bulunmayınız."

"Hiddet ve kin, hakîkatleri gören gözleri kör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır."

"Allah'a isyân yolunda, hiçbir kimseye yardım etmeyiniz."

"Küçük çocukları seviniz, başlarını okşayınız. Onları sevindiriniz ki, Peygamber efendimizin emrini yerine getirmiş olasınız."

"Çarşıda ve câmi avlusunda bir şey yemeyiniz. Yol ortasında durmayınız. Ticâret erbâbının dükkânlarında uzun müddet oturmayınız."

"Hiçbir günâhı küçümsemeyin, çok çalışın. Boş gezenler, zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalbleri şeytanın konağı olur."

"Helâlinden kazanıp, ondan fakırlere cömertçe veriniz."

"Ölümü çok hatırlayınız. Ölüm gelmeden hesâbınızı yapınız. Tövbe ediniz ki, affa kavuşasınız."

"Dünyâ gamından, nefsin sıkıştırmasından hafifleyip kurtulmak istiyorsanız, kabristanları sık sık ziyâret ediniz."

"Ayıp ve kusurlarını gördüğünüz arkadaşlarınızın, komşularınızın, sırlarını ifşâ etmeyiniz. Çünkü gördüğünüz bu sırlar, size emânettir. Emânete hiyânet ise, çirkin bir harekettir."

"Âlim ve velîlerin kabirlerini ziyâret ediniz. Zîrâ o büyükler, kendilerini ziyâret edenlere şefâat ederler."

Hacı Bayram Veli

gözlerini bırak bana...

 

Bari gölgeni bırak bana
Su çiçeklerinin en güzel yanları budur,

Giderken gölgelerini verirler suya.
Güz akşamları dal kıpırdamazken,

Suda halkalanan gözleridir
Sen de gölgeni bırak bana.

Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim,
Güzelliğini burada ince ince aratma.

Bir kıyıya, bir gün inen fırtına gibi
Birdenbire bir şeyler bırak.

Birşeyleri soğut, birşeyleri yak,
Dağıt birşeyleri, birşeyleri kur.

Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma
Kafamın her yanıyla bir şeyler öğrendiğim ,

Sonsuza uzanan sevinç, güzele vurgun tasa
En azından bin yılda arayıp bulduğum,

Bana bu şiirleri yazdırma artık
Beni burada gölgen gibi bırakma!!!

B.Gökçe

Çaresiz...

 

Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz
bebeklerimde
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki
Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...

Ümit Yaşar Oğuzcan

 

:(

 

Gün Batımı

tzv1B.tm

Bir gün daha geçmekte

Ve hatta bitmekte,

Güneşin battığı yerdeyim

Bulutlar kızıla bürünmüş

Güneş ufukta

Saklanmaya çalışmakta

Gün batımındayım

Demlemişim sevdamı

Yudum yudum içiyorum

Hafif bir rüzgar esiyor

Meltem mi? Poyraz mı? Bilemem,

Ama okşamakta tenimi,

Radyoda dinledim bu rüzgar sana da ulaşacakmış.

Toplama saçlarını

Bırak dağınık kalsın

İçimdeki ülkenin bayrağı dalgalansın

Şimdi senin bilmediğin bir yerden

İstanbul'un yedi tepesinin birinden

Seyrederken gün batımını

Köpük köpük dalgalar vururken kıyıya

Güneşim gitti gidiyor

Karanlıklardayım,

Üşüyorum

Nerdesin....

Dokunma.!

 

Yağma be yağmur. İçim üşüyor. Islatma toprakları. Attığım her adım daha da ağırlaşıyor. Kokun sinmesin çiçeklere. Çoktan unuttum içime derin bir nefes çekmeyi. Çoktan unuttum ardından görünen gökkuşağının renklerini. Serinletmeye çalışma boşuna içimi. İstesen de beceremezsin yorulma boşuna.
Yağma yağmur. Çek git yoluna


Esme be rüzgar. Uğulduyor kulaklarım. Takatim yok itme beni. Titriyor bacaklarım. Bilmem hangi melodidir fısıldadığın. Duymuyorum. Uzun zaman oldu işitmiyorum hiçbir sesi. Çek elini eteğini dalların üzerinden. Eğme boynunu. Koparma yapraklarını. Bırak her biten ot her yeşeren yaprak yerinde güzel. Çalma! Yerinden yurdundan etme hiç birini. Kimseler yok işte sokaklarda. Issız her yer senin şansına
Esme rüzgar. Çek git yoluna.


Geçme be zaman. Sabrım bitiyor. Dur olduğun yerde. Her şey uzaklaşıyor. Unutturma bana çektiklerimi. Unutturma özlemiyle divane ettiklerini. Alışmaya çalışmadım hiç. Vazgeçmeye çalışmadım. Henüz çok taze yaram. Bırak kanasın. Bir gün dönmez biliyorum. Bekletme boşuna.
Geçme zaman. Çek git yoluna.


Akma be gözyaşım. Yüreğim yanıyor. Değmez bir vefasız için heder olmana. Eğer gözyaşım fayda etseydi ona gider miydi ardına bile bakmadan uzaklara. Kıyamadığı kopamadığı onsuz yapamadığıydım hani? Yazık. Ne boş sevmişim meğer. Ne boş yanmışım. Sanma bu benim ilk aldanışım.

Bakma gözlerime
Çoktan perde indi üstlerine
Bakarsam dayanamam ağlarım
Sarılma ne olur
Böyle bir şefkat fazla bana
Hep isterim sonra, alışırım
Sevme beni.
Gönül sayfamı çoktan kapadım
Dokunma sakın bana.
Yüreğim yaralı.
Seninde canını acıtırım....

Sen, Ben, O...

 

 

Sen, Ben, O !..

Her ben , dolaylı bir şekilde bir seni anlatış, bir senden yakınıştır.

Çünkü benim yerim seninle onun arasındadır.

Ve o değildir bana yakın olan, sensin

Ben ben olsam dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini şu

sıraya göre düzenlerdim.

Sen, ben, o!

Başta sen gelir, çünkü ben diye bir şey yok sen olmadıkça.

Her ben, ben'liğini sen'le anlar

Behçet Necatigil

Ah Özlemler...

 

Onca kasvetli akşamdan sonra...

Nerden geldiğini bilemediğim

Ve belki de hiç bilemeyeceğim

Koyu bir mutluluk sarıp sarmaladı beni tam şu anda.

Odamda ayak seslerini duyduğum şarkı,

Sanki bir serenattı gece boyunca ruhuma,

Boşver diyor boşver,

Hey deli kız,

Ne takılıp durursun hatıralara...

Bak! Dinmiş lodosların uğultusu

Sönmüş Güneşin ateşi çoktan

Uzansan tutacaksın yıldızları

Pamuk daha pamuk ellerinle...

Ah...özlemler ahh

Birbirini öpen yağmur damlacıklarına ilişiyor gözüm

Hayret ! ilk kez ürpermiyor içim

Oysa ben hep korkmadım mı gök gürlerken,

Uykusuz kalıp, sabahlamadım mı?

Ah.. özlemler ah..

Bu gece daha bir zor olacak zaman tünelinde yolculuk

Nerden başlayacak, nerede bitecek

Kaf dağlarında mı anka kuşlarının kanatlarında mı?

Kirpiklerindeki sevda pınarlarından içmemi istercesine

Med-Çezir misali  bir ayrılıp bir kavuşurken,

Yüreğimde her mevsimin çiçeği işte tam bu vakit açıyor.

Aramam ki güzel olan her şeye senden başka bir sebep...

Ne hicran kaldı şimdi, Ne de sevdalara yakılan ağıt.

Bir kuş yeniden kanat çırpmakta

İçimde, bana uzak, sana yakın bir yerlerde...

Ah.. özlemler ah..

E.A

Yoklukta şimdi

 

 

Ellerden dualar alınmış, nefisler toklukta şimdi, 


Dillerden zikirler alınmış sözler boşlukta şimdi,


Kalplerden sevgiler alınmış hisler yoklukta şimdi,


Gözleri yaş dolu Allah(c.c)'ı anan dile hasretim