Sahiplenmek midir?
Sevmek ya da aşk Sahiplenmek midir?
Yaradılışına görmeden, duymadan sadece yüreğinden gelenle sevebilmek,
aşkların en güzelini hissedebilmek konulmuş iken mümkün mü o benim diyebilmek.
Tende can ı hissetmek ve sadece bunun için yaşayabilmek yerine ruhlarda
sonsuz sevgiyi bulabilmek değimlidir aşk ı ebedi kılan.
Öyleyse nedir bu bencillik, nedir bu ya benimsin ya toprağın nakaratları.
Acı değil midir ya da kavuşamamak yüreğine aşkı kazıyan ve tüm hücrelerinde
senden izinsiz nefes alıp veren.
Sen benden gittin öyleyse yoksun derken, Sen zaten O olmuşken, senden giden kim ve geride kalan sen misin ki ?
Yalnızlığın tam ortasında zannettiğin kendin, aslında iki kalp atmaz mı bedeninde,
hayallerin hep çift kişilik değil midir ki, avuntuların ve seni mutlu kılan.
Asla asla firar edemeyen ruhunla yaşarken, beslediğin aşk ı böyle basitleştirmek isteğin neden ?
Tarifini yapamadığın duygular yansımışken gözlerinize ve O' nunla görürken dünyayı
nasıl olurda hala gitti diyebilirsin ki?
Kör baksa aşkı görür, aşka baksa kör olur misali
sen en kuytu köşelerinde sakladığını sanırken, masumiyetin vermez mi seni ele...
Gün gelir unuturum dediğin, her gün batımı daha bir bileylemez mi yüreğinde taşıdığını.
Serap diyebilir misin yaşadıklarına,
tozlu raflarda bekleyen kitaplar gibi atabilir misin bir köşeye,
sel olup akmaz mı gün be gün hadi söyle...
Söyle bülbülün aşkını sahiplenebilir misin?
f.e

